Başarı nedir?

Kariyer ve başarı nedir?

Uğrunda zaman ve emeğimizi harcadığımız, hayatımızı yoluna kurban verdiğimiz bu kavramların arkasındaki motivasyon ne?

İyi bir meslek sahibi ne demek?

Çok para kazanmak mı? İnsanların seni alkışlaması mı? Statü ve prestij? Belki de insanların sana öykünmesi? Mutlu olmak mı? Huzur mu? İsyan mı? “İstanbul sana göstericem! diyen adamın hırsı mı?

Son 10 senede 20’den farklı meslekle uğraştım ve hala da uğraşıyorum.. Bazıları uzun bazıları kısa sürdü, bazıları prestij verdi bazıları ilham, bazıları para bazıları vizyon.. Hepsi de bir şekilde beni şuan ki noktaya getirdi. Yani sessizlik ve huzur… Yani kendin olma hali.

Osho özgürlüğü şu şekilde tanımlıyor: “Evet demek istediğinde evet demek, hayır demek istediğinde hayır demek, susmak istediğinde susmak..” Ve devam ediyor, “özgür olmanın tek yolu önce kendin olmaktır”.

Ve ben bunu zorlu mücadeleler ile bizzat deneyimlemiş biri olarak söyleyebilirim ki, kim olduğunu öğrenmek sonra da onu kabul etmek çok ama çok zor bir iş. Çünkü bu her zaman ve  ille de tüm dünyaya karşı yapılan bir iş.

Bu yolda sevdiklerinin kösteği var, kalbine batan bıçakları var, yuhalanma ve yalnızlaşma var, özgüvenini ve değerini kaybettiğin dakikalarda “Ben deli miyim? diyerek kendinden şüphe etmeler var, kızmak var, sonra da hayatının sorumluluğunu üzerine alıp o öfkeyi sevgiye dönüştürmek var, konuşmak istesen de susmayı öğrendiğin, susmak yerine konuşman gereken zamanlar var.

Tebrizli Sems’in de dediği gibi ayaklarının altındaki her şey kaysa bile “nereden biliyorsun ki üstünün altından iyi olmayacağını?” diyip güvenmek var…

Geçenlerde bir sohbet esnasında, sevdiğim biri bana, harika bir iş teklifini sırf hayallerime uymuyor diye reddedip hayalimdeki işi yapmaya karar verdiğim için:

“Çok para kazandıran iyi bir işin yok, boş boş oturuyorsun, sevdiğin işi hobi olarak da yaparsın, bu yaşa geldin, üzülmüyor musun?” dedi iyi niyetle.

İyi bir işten kastı da topuklu ayakkabı giyip bir ofise gidip düzenli ve çok gelir sahibi olduğum aynı anda da herkesin prestijimden basının döndüğü bir kariyer…

Size 20’den fazla iş yaptım demiştim ya, unutun onları. Şimdiye dek yaptığım en zor iş ve neyse ki artık ustalaşmaya başladığım iş “yaşama sanatını icra etmek”.

Bu ne demek? Bu yaşamınızı, bedeninizi ve insanları sevdiğiniz, sabah gözlerinizi mutlulukla açıp heyecanla güne başladığınız bir hayat yaratmak. Sessizlik, huzur ve şükranla yağan yağmuru izleyip, gökyüzünden geçen bulutu ya da size öfkelenen birini aynı şefkatle onurlandırdığınız bir yaşam sürmek. Bu güzel ve sağlıklı olduğunuz, bol gülümsediğiniz, sevdiklerinizle tüm güvensizlik duvarlarını patlatarak her şeyinizi açabildiğiniz bir şeffaflığa bürünmek. Ölüm döşeğinde “keşke”si olmayan, affedilmemiş anılar ve insanların yüküyle ezilmediğiniz bir hayat var etmek.

İşte yıllar süren yüzleşmelerimin, yalnızlıklarımın, meditasyonlarımın, kaçışlarımın ve geri dönüşlerimin, tarifsiz cesaretlerimin ödülü bu!

Dengede olmak, kim olduğunu bulmak ve kabul etmek, sevmek ve sevilmek, yalnız olmadığını, tüm yaşamın seni kucakladığını hissetmek.. İşte benim ödülüm bu oldu.

Yani “boş gezenin boş kalfası olmak” sandığınızdan daha zor, çetin bir yol ama denemeye cesaret edenler için mutlu, bolluk bereket içinde, sağlıklı ve huzurlu bir hayat vaat ediyor. Ve bence başarıların en büyüğü de yaşama sanatında ustalaşmak. 

Arkadaşıma ne mi dedim?

Gülümsedim ve “ne kadar çok çalıştığımı bir bilsen” dedim.. Tabi o beni anlamadı ama aranızda beni anlayanlar olacaktır eminim.

Bu yazı sizin için kardeşlerim.

****

İşte son iki sene içindeki “başarılarımdan” mini bir kuble:

Klimt'in çok sevdiğim kiss tablosunu yapıp duvarıma asmak

Klimt’in çok sevdiğim kiss tablosunu yapıp duvarıma asmak

Büyük bir ailenin parçası olmak

Büyük bir ailenin parçası olmak

Bodrum'da muhteşem bir gün batımına tanık olmak

Bodrum’da muhteşem bir gün batımına tanık olmak

süpriz bir doğumgünü partisini hak edecek biri olmak

süpriz bir doğumgünü partisini hak edecek biri olmak

Kaya tırmanışına cesaret etmek ve denemek

Kaya tırmanışına cesaret edip korkumu yenmek

Ailemle mutlu vakit geçirebilmek

Ailemle mutlu vakit geçirebilmek

Bir çocuğun sağlıklı yaşam sürmesine yardımcı olmak

Bir çocuğun sağlıklı yaşam sürmesine ve özgüvenini yükseltmesine yardımcı olmak

Dünyayı dolaşıp yeni kültürler keşfetmek

Dünyayı dolaşıp yeni kültürler keşfetmek

Esra ve Mehmet adındakı 2 güzel ruhla vakit geçirme şansına sahip olmak

Esra ve Mehmet adındakı 2 güzel ruhla vakit geçirme şansına sahip olmak

Yemek Fotoğrafçılığı yaparak sanatsal yanımla arkadaşıma yardım edebilmek

Yemek Fotoğrafçılığı yaparak sanatsal yanımla arkadaşıma yardım edebilmek

annemi tayland'a detoksa götürerek sonun sağlık ve mutluluğuna katkıda bulunmak

Annemi Tayland’a detoksa götürerek onun sağlık, güzellik ve mutluluğuna katkıda bulunmuş olmak

 

 

 

 

 

 

 

 

This entry was published on 10/05/2013 at 8:48 am and is filed under hayat. Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

15 thoughts on “Başarı nedir?

  1. merhaba🙂

    en zoru sanirim kendini tanimak ve kendinle barismak. daha cok yeniyim bu yolda. ve ilham aldiklarimin basinda sen varsin. iyi ki varsin.

  2. Sevgili Gökçen, ben de aynen senin gibi hissediyorum. Evdeyim, iki cocuk bakiyorum, ev isi yapiyorum…kiymetli bir egitim aldim ve pek cok isle ayni anda evde ugrasiyorum. Her anin degerini bilmeliyiz… pek cok kisi sasiriyor halime neden evde kaliyorsun diye. Cok cok mutluyum halimden calisirken ne hayal ediyorsam onu yapiyorum cunku🙂 dilerim herkes icinden gelen guzellikleri yasamak icin kalbinin sesini dinler🙂

  3. Muhammet Gürkan on said:

    Bu yazı bana ders niteliğinde. Akşam evde oturup sindire sindire bir kere daha okumak istiyorum.

  4. İnanılmaz güzel ve öz bir yazı olmuş. Eminim birçok insana ilham verecektir! Bana verdiği kesin🙂

  5. “Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç haline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü, mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır.

    Mutluluğun, kendiliğinden olması gerekir; aynı şey başarı için de geçerlidir; ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden geleni yapmanızı istiyorum.
    Viktor E. Frankl, “İnsanın Anlam Arayışı”

    Ben bu yazıyı paylaştıktan kısa bir süre sonra Nurdan Hanımın sayfasında sizin yazını buldum, tesadüflere yer yok evrende, sadece anlamlı karşılaşmalar var …

    Teşekkür ederim yüreğime dokunan güzel yazınız için…

  6. Tebrikler. Yalniz yukarida gecen tayland seyahati, asya turu vs bunlarin hepsi bir birikimle oluyor o yuzden pek cok kisi sunu dusunmekte hakli kendini garantiye aldin belli bir birikimin var tabikide yasamadan keyif almak lazim diye konusuyorsun. bi gel bizim kosullarimizda yasa diyebilir.
    Hak veriyorum , haklilarda.
    Bende benzer bir durumdayim ve 30 yasinda emekli oluyorum.Hikayemi ise http://www.cevizhane.org blogunda anlatiyorum. Kaybedecek sadece bir kac senem olur kazanacagim ise cok sey .

    • E tabi Selin para hayatin gercegi ve parcasi.. benim dediğim nasıl bir hayat istiyorsan ona gore plan yapıp hazırlanmalı..
      Ben de mesela ise girer çalışır para biriktirir sonra isten çıkar gezerdim.. Bunu duyanlar bir daha nasıl is bulacaksın derdi.. Halbuki hayallerini gerçekleştirmek insana o kadar cok sey katiyorki aslında sonunda olduğunun guzel insan olmak is bulma şansını artırıyor, yani ironik bir durum:) korkana mükafat yok. İste o kadar🙂

  7. Aysel on said:

    34 yaşındayım ve 2 hafta önce tatsız bir şekilde işten ayrıldım. Bu son işle beraber 10 senedir işi bir amaç değil araç olarak görüp çalışmama rağmen hiç mutlu olmadım. Ama her zaman mesleğim olan mühendislikle ilgili o “çok mutlu olacağım” işi arayıp durdum. Şimdi bu yaşta anlıyorum ki, kendi mesleğimle ilgili öyle bir iş yok! O bir ütopya maalesef. Şu anda ne yapacağımla ilgili kararsız duygular ve düşünceler içindeyim. Ama kendimi dinliyorum. Sakin olmaya, acele etmemeye çalışıyorum. Hayatın bana getireceklerini; endişelenmeden, plan yapmadan kabul etmek istiyorum bu sefer. Tam ben böyle hisler içindeyken tesadüfen yazınıza rastlamam da o kadar iyi geldi ki anlatamam. “Bu devirde bu şekilde düşünen bir tek ben varım” heralde derken, yalnız olmadığımı hissettirdiniz bana🙂 Çok çok teşekkürler!

  8. Aysel on said:

    Sanırım ruh halimi ve bu durumları bir şiir de çok güzel anlatıyor şu sıralar. Can Yücel’in Gitmelerin Mevsimi: http://www.siirfm.com/gitmelerin-mevsimi-can-yucel/

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: