Mutluluk üzerine yazdım

Bugün Side’de eski bir dostumu ziyaret ettim. Eski dostlar iyidir, ara ara ziyaret edile. Çünkü onlar sizi tanırlar, samimidirler, bağlarınız zamana karşı zafer kazanmıştır. Hele bir de bilge ve kaliteliyseler suratınıza gerçekleri söyler, ciğerinizi okur, zihninizi fırtına yemiş gemi enkazına çevirirler tespitleriyle. Hele bir de açıksa ruhlar, kahve falları filan…

Efendim bugün bir kaderim olduğunu öğrendim bu sevgili arkadaşımın falında. Tarihiyle, ayıyla, yüzlerinin tarifiyle heeer bir şey yazılı, endişeye hacet yok. Beni süper şeyler bekliyormuş, Her bir projemi gerçekleştiriyorum, aşk kapıda…

Ama bir şeyler söyledi ki…

“Sen” dedi, “Gitmişsin Hindistan’lara, çıkmışsın dağlara, aydınlanma ve bilgelik yolunda bir cevap aramışsın. Ama bir bakmışsın her şey boş. Kendini adam sanmışsın, oldum demişsin, sonra aslında hiçbir şey olmadığını fark etmişsin. Hayal kırıklığına uğramışsın.” Bu nasıl güzel bir tarif kardeşim, bazen bir başkası kendi duygularımızı nasıl da güzel ifade ediyor!

“Evet” dedim ben de. “Gittim, bir sürü spritüel sanatta usta adamla tanıştım, boyunlarına kravat takmamış, vücutları çok fit, ormanda, denizde yaşayan, güneş ışığıyla beslenen adamlarla. Ama hiçbiri mutlu değildi. Ve hepsi çok yalnızdı…”

Yani bilirsiniz insan diyor ki mutsuzuz, tatminsiziz çünkü domatesimiz hormonlu, trafik var, para kazanmamız lazım, şişkoyuz, günde 10 saat meditasyon yapmıyoruz (şahsen Budist rahipleri ayrı tutuyorum, adamlar hakikaten çok şirin:)) o yüzden Mutsuzuz. Ama işin aslı öyle değilmiş arkadaşlar, gittim yerinde inceledim :) Cem Yılmaz diyor ya içimizde diye, haklı valla adam.

Ee madem ne yesen de, ne giysen de, ne yapsan da, ne kazansa da fark etmiyor, madem herkes aynı bu bağlamda, ne yapmalı???

Ben formülü buldum.

Hiçbir şey.

Hiçbir şey yapmamalı.

Yani çabalamamalı, akmalı, sakin sakin, gürül gürül ama akmalı.

Ortada çaba varsa, ittirme varsa, zorlama varsa arkanıza bakmadan kaçın derim.

Çünkü kendimizi daha iyi, daha güzel kılmak adına kendimizi yapmaya zorladığımız ama içimizden gelmeyen her şey direkt şu mesajı veriyor aslında. Ben yeterli değilim. Bu vücut, bu karakter, bu para, bu saç.. Hayıııır, yeterli değil, daha da harika olmalıyım…

Bir keresinde nirvana kıyılarında takılan bir dostuma sordum “Sen tüm bu doğu disiplinlerini niye uyguluyorsun diye?” Keşke “Bilmem, hoşuma gidiyor, iyi hissediyorum, bir anlamı yok” deseydi. Ama o “Aydınlanmak için” dedi.

-Aydınlanınca ne olacak?

-Mutlu olacağım.

-yani şuan mutlu değilsin.

-??

Bugünkü sevgili eski dost bana dedi ki, kendini sev, yaradılışını kabul et, insanların seninle ilgili düşüncelerini umursama. Yani zaten küçükken de uzaylı bir yapım vardı ama hem vegan, hem 30 yaşında bekar, hem de para kazanmak için çaba içinde olmamak Türkiye’de gay olmak gibi! İnsanlar et yemediğimi filan öğrenince ölümcül bir illetin pençesindeymişim gibi bakıyor bana… Ve iş aramadığımı duyunca nazikçe kafalarını sallıyorlar.

Oh, ama benim için de yazılmış bir kader varmış, her birimizin bir rolü, bir amacı varmış.

Yani kısaca ne yapıyoruz canlarım?? Canımız ne isterse onu. Yapması daha iyi olacağı için değil, canımız istediği için. Her ne yapıyorsak yapmaktan, sonrasından, öncesinden, her bir anından zevk alıyoruz.

P.S. Lütfen o zaman hepimiz afyon mu içelim gibi geyiklerle gelmeyin bana:) senin tuzu kurun tabi, 5 çocuklu öğretmen değilsin’i de kabul etmiyorum:)

P.SS. Günün anlam ve önemine uygun olarak elime geçen birkaç mutluluk karesi koydum.

 

 

 

 

 

 

This entry was published on 07/09/2012 at 11:08 pm and is filed under hayat. Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

2 thoughts on “Mutluluk üzerine yazdım

  1. feyza on said:

    ben senle bugun tanistim..cok cok da memnun oldum…ama ben seni cok sevdim gokceee yaaaa..hayata bakisimiz yolumuz tarzimiz biraz farkli da olsa cok benden bizden birisin…lutfen yazmaya devam et..instagramda da takipteyim..ensendeyim…pesindeyiiimmm..yolun buralara duserse beklerim:))

    • Merhaba Feyza, içten ve sıcak sözlerin icin tesekkur ederim:) blog yazarı olmanın en sevdiğim tarafi bu, harika insanlarla tanışmak, buluşmak, paylaşmak..
      Sevgiler, kendine cok iyi bak, belki bir gun şahsen de tanışıriz:)

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: