Raw beslenen kanseri de yener, yılları da

Beautiful on Raw (Çiğ Besinlerle Güzellik) geçenlerde okuduğum kitabın adı. Tonya Zavasta adında Rus asıllı uzun yıllardır Raw food yiyen bir kadın. Ve 50 yaşındaki biri için de gayet güzel hakikaten (The LifeCo’nun Beslenme Uzmanı ve yakın dostum Emine Şahin’e sonunda rakip çıktı:)). Kitapta raw beslenen insanlar önce-sonra resimleriyle hikayelerini ve bu yaşam tarzının hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatıyorlar.

Bilmeyenlere “raw food” adı üzerinde çiğ besinler, yiyecekleri 40 derecenin üzerinde ısıtmadan yani kısaca pişirmeden, doğanın bize verdiği haliyle tüketme esasına dayanan bir beslenme şekli. Faideleri başka bir yazının konusu.

Ama size bu röportajlar arasında en ilgimi çekeni paylaşmak istiyorum.

Dr. Brenda Cobb. Atlanta’da The Living Food Institute adında bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi. 1999’dan beri %100 raw food besleniyor.

Fotoğraflarını görünce bana ilham veren bu kadın, raw foodla göğüs kanseri teşhisi konulduktan sonra tanışmış. Ailesinde birçok kanser vakası olan Cobb kemoterpi ve radyasyonun işe yaramadığını görmüş ve farklı bir yol ararken doktorunun itirazlarına rağmen tüm yiyeceklerini çiğ tüketmeye başlamış, bol bol filiz yemiş. 6 ay sonra kanseri tamamen iyilemiş!! Ve reflü, migren, alerji, uykusuzluk gibi irili ufaklı birçok sağlık sorunu da. Gri olan saçları siyahlaşmaya ve gürleşmeye başlamış! Şimdi ona kemo yapmak isteyen doktoru artık kendisine gelen hastaları onun merkezine yolluyormuş:)

Brenda önce 49 yaşındayken, sonra 55 yaşındayken

İşte Dr. Brenda Cobb’tan tavsiyeler:

  • Çok su için, suyun kaliteli olması önemli.
  • Günde 1-2 shot taze sıkılmış buğday çimi suyu için.
  • Tüm meyve sebzelerini hatta bakliyatlarını, tahıllarınızı, yemişlerinizi organik alın, sadece organik yiyin.
  • Cilt fırçasıyla her gün kuru cilt fırçalama yapın.
  • Düzenli kolonhidro terapi ve kolema yaptırın (bilmeyene bir nevi lavman)
  • Görüşünüze özen gösterin, gardıroptaki tüm siyah giysileri atın. Renkli dolap renkli bir hayat demek.
  • Çok az makyaj yapın, saçınızı boyamayın, sadece doğal kozmetik kullanın.
  • Mümkün olduğunca yiyecekleri taze, pişmemiş tüketin.

Hele kitapta 62 yaşında bir kadın vardı. Ben şuan o kadar fit gözükmüyorum. Gerçekten de ben de raw food yediğim dönemlerde kendimi daha güçlü ve güzel hissediyorum. Hayat boyu bu şekilde beslenmek beni aşıyor, pişmiş yiyecekleri de seviyorum. Ama arada sırada bu tarz kürler, hele de hastalık durumu varsa bence denemeye değer. Kaybedecek bir şey yok, fazla birkaç kilo dışında:)

This entry was published on 02/17/2012 at 6:49 am and is filed under Raw Food. Bookmark the permalink. Follow any comments here with the RSS feed for this post.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: